14 Mayıs 2012 Pazartesi

KAPI ÖNÜ


"Dışarı çıkalım mı hayatım?" diye başlıyor herşey veya "..gitmek zorundayız?"

İşte işin içine zorunluluk girince olay daha da büyüyor. saat 13:00 de olmaya çalıştığınız bir tiyatro, 19:00 başlayacak bir  düğün. ..

Bu hikaye kapı önünde sinir krizi geçiren anneler için.

6 aylık: Herşey çok kolay. Hazırlanıyorsunuz hazırlıyorsunuz ve çıkabiliyorsunuz. Sadece kapıda biraz ağlayabiliyor veya size yapacağı en pis durum kapı önüne gelince suratınıza baka baka KAKA sını yapmaktır.

1 Yaşında : Kıpır kıpır bir çocuk var elinizde. Ahtopot halt yemiş. Bu ahtopot ve atom karınca karışımı. Ama ufak tefek, tutup eline bir oyuncak verip oyalayıp giydirip  kapının önüne "haydi attaaa" diye çıkartıyorsunuz.

1. yaş üstü:

İşte korku filmi burada başlıyor. Başka başka hikayeler vardır bu durumda. Dışarı çıkma heyacanı, kabusu ve korku filmi.....

Dışarı gitmek için konuşulan çocuk ikna olmuştur. İkna etmek için Park, oyun, .. arkadaşın gibi rüşvetler verilmiştir belki de.

Sıra hazırlanma sırasında önce çocuk hazırlasak. HAYIR. Çocuk hazırlanıp oda da yanlız kalınca üstünü boyaya biliyor, su döküyor, çiş yapıyor, hatta kakasını Kaçırabiliyor!!! Az kıyafet değiştirmedik. Terliyor, soyunuyor,....

Önce siz hiç çaktırmadan hazırlanıyorsunuz. Hazırlandığınızı görünce psikopata bağlayabiliyor (çalışan anne durumu...)  İkna etmiştiniz ama olsun gıcıklık değil mi? Ayağınıza yapışıyor beraber her gittiğiinz yerde bir aktivite ile oyalamaya devam ediyorsunuz.  Bu noktada beraber yapabilecekleri beraber yapıyorsunuz:)))

Makyaj giyim kuşam saçlar  tamam. asıl aşama çocuk Hazırlığı. Çantayı önceden hazırlamıştınız. kıyafetleri de hazırdı. MARATON başladı.

Çocuk kaçar anne koşar. ilk yakalamada kıyafetinin bir kısmı çıkarılır, çocuk kaşar anne koşar. Çocuk yakalanır. Çocuk debelenir, saçınız bozuldu bile. Çocuk soyuldu.

Duş aldırma kısmını geçebilirsiniz ama yinede ben bir su tutmak amaçla duşa sokunca  banyo için hazırlık yapabiliyor. Üstünüzü ıslatıyor, . kıyafetleniriz ıslandı bile.  Çocuk yıkandı.

Havluya sarılıp odasına götürülen çocuk yatak üstünde zıplama, dolaptan gereksiz oyuncakları boşaltmak ve Onu giymeyeceğim naraları ile yerinde durmuyor. Siz inatla giydirmeye devam ederken iki ayağı bir paçada, tişört ters durumlarından dolayı 10 kere giydirmiş gibi oluyorsunuz. Terlediniz bile. Çocuk Giyindi.

Çocuk yanında ne götürceğine halen karar veremedi. Çantanıza bir top, bir araba, bir kitap, bir... koyup koyup çıkartıyor. Siz kapıya yaklaştınız ama yavrunuz odası ve dış kapı arasında mekik dokuyor.Çantaya hiç bir şey sığmıyor. Siz çantanızı değiştirdiniz bile. Çocuk  gün boyunca bakamayacağı 5 oyuncak aldı yanına sizde sırtınıza yüklediniz.

Çocuk ve siz kapıdasınız. Ayakkabıları giydirmek içinde 10-15 dk harcadıktan sonra sinir krizi eşiğine 5 dk kala. 

Son dakika ev kontrollerini yapmak için kafanızı geri çevirip baktığınızda çocuğunuz kapının önüne yatıp "ben gitmeyeceğim, istemiyorum" diyor. HAYIIIRRRR OLAMAZZZZ . Tekrar ikne durumları...

İşte bu durumla çok karşılaşabiliyoruz. kapının önüne yatmasıda bizim dışarı çıkmamızı engellemek. Tehdit, rüşvet, duygual sömürü gibi hiç bir yetiştirme kurallarının onaylamadığı yaklaşımlarla çocuk o kapıdan çıkarılıyor. ..


KAZANDINIZ.







.............  kazandınız.


Bu tür kapı önü krizleri sonrası gittiğiniz yerde tüm bu yaptıklarınız milim milim getirilecektir. Hiç bir zaman kazanamazsınız. Siz annesiniz o Çocuk. Kabul edin ve boşu boşuna sinir krizi geçirmeyin.


coming soon : asansöre binmek istemeyen, merdivenlere kaçan, asansörün düğmesine ben basacağım ağlaması, elini asansör kapısına uzatan, oto koltuğuna oturmayan, ayağını kapıya uzatıp arabanın kapısını kapattırmayan, gittiğiniz yerde ağlayan çocuk , herşeyi isteyen çocuk, gittiğiniz yerde durmayan ,topuklu ayakkabılarla sokaklarda yürürdüğünüz düğünler, kaçırdığınız tiyatrolar, "biraz kendine özen göster" diyen çocuksuz arkadaşlar, "çantan ile kıyafetin uygunsuz" diyen kokoşlar,..... Çocuk ağlarken "ağlatma çocuğu" diyen manyaklar,.......

13 Mayıs 2012 Pazar

4. ANNELER GÜNÜ

Gözlerim kapalı .......................

"iyi ki doğdun anne" şarkısı söylüyordun. Baban arkadan sufle veriyordu "hayır o değil oğlum, anneler günü" ...

Hemen "anneler günün kutlu olsun anne" diyerek, ardından " iyiki doğdun anne" ezginle devam ettin. Öpücükler sarılmalar yuvarlanmalar ile güne merhaba dedik....

"Ee hediyem" diye sordum babaya.  Öpücükmüş hediye :(( Hemen olaya el koydun. Çok bilmişce, sağ el parmaklarının uçlarını bir araya getirip yukarı aşağı sallayarak "amaaa baba, öpücük hediye olmaz ki"  diye kafa tuttun. "ben hediye aldım anneme ÇORAP"dedin.

Vayy oğlum vayyy. Gerçekten bana hediyeni cuma günü vermiştin. Okulda unutunca hazırladığın hediye kartını, aklına geldiği gibi hemen oradaki çorapçıya girip "Paran var mı sana çorap alacağım" dedin ve girip seçtin çorabı. Biri senin beğendiğin, biri benim beğendiğim 2 çorabı aldın. Eve gelince öpücükler ve kutlaman ile verdin. Bu çorap gerçekten senin bana seçerek aldığın ilk hediye... Bu sabahta o çorabı seçip "giy anne güzel ol "dedin. Giydiğim zaman sevdin sarıldın. Babanı çağırıp "gözlerini kapa" diyerek sonradan açtığında "danadananmmm" diye çoraplarımı gösterdin.

Baban seni, öpücüğünde bir hediye olabileceği konusunda ikna etti "tamam, hediye almadıysan olabilir" dedin.




Yaşın 3,5 ve geçen gün sana annemin albümünü gösterdim . Baktın inceledin. Benim çocukluk resimlerime baktın ve kendine benzettin. Annem ile tanıştın. Adını Öğrendin, ilk başta unuttun "Peri mi?" dedin "Hayır onun adı Yıldız" ama o bir Peri , bizim koruyucu Perimiz:))

8 Mayıs 2012 Salı

YALAN DÜNYA

Çocuklar ne zaman yalancı olur? Kim Öğretir yalanı.....



Çocuk yere düşer : Hemen yer dövülür. "kötü kaka yer neden düşürdün oğlu mu?"

Nasıl yahu çocuk kendi düştü. Yer neden düşürsün.

Çocuk,  "hımm ben düşmem ki, yer suçlu"



Çocuk elindekini fırlatır ve kırar: "Aaa sen kırmadın ki o yanlışlıkla düştü kırıldı oğlum" 

Yapma be fırladı kendi kendine vazo ve kırıldı.

Çocuk, "yuppi "yanlışlıkla" diye bir kelime var yap yap , "yanlışlıkla" de"



Çocuk arkadaşına vurur: (hem de yumruk hem de gözünün üstüne) :"Arkadaşı Yanlışlıkla çarptı eli"

Yine mi Yanlışlıkla

Çocuk, tuttum bu yanlışlıkla lafını, heryere çumburlop oturuyor.




Çocuk tutturur size özel bir eşyayı almak için (böhüü bir ağlama ile): " aaa ver teyzesi, sadece bakıp verecek "

Nasıl yani çocuk bu hazırladığım projeyi okuyup anlayıp değerlendirmek için mi istiyor dosyayı. Dur boya yapmaaaaa üstüne.Hayıırr

Çocuk, "hehhee bakıp geri vereceğim deyip, içine sıçarım bile herşeyin" 



Çocuk evde bırakılıp gezmelere gidilir: "Yavrum biz DR gidiyoruz, uff olduk, hemen geleceğiz."


Ooo cocuk uyumak için bekler ne gelen var ne giden, sonra elleri paket dolu eve dönenler,...

Çocuk, " waayy gittiğin yer ve süre için söylediğin önemsiz, isteğin yere git gez dönme,"



Valla dostlar bu yazı yanlışlıkla oldu, çok eğlenceli birşeyler yazacaktım ama ne yapayım zaten dr gidip geleceğim hemen bekleyin beni:)))


5 Mayıs 2012 Cumartesi

DARICA HAYVANAT BAHÇESİ

Babasına "sen beni hayvanat bahçesine hiç götürmedin!!" demişti geçen ay babası İzmir e giderken. Babasında içine oturmuş. Kaptı bizi geçen hafta, gittik DARICA ya.

Çocukla müze, bahçe, sergi gezmek benim için geriye dönünce "aa hiç birşey hatırlamıyorum" oluyor. Çünkü oğlum aslanları ben oğlumu izliyorum, oğlum zebra yı ben oğlumu izliyorum. Hem güvenlik hem hayranlık diyebiliriz. Hiç bir duruşunu bakışını kaçırmamak isteği...

4.5-5 saat dolaştık. 1 saatimiz park kısmında geçti. Korkusuz Kuzey Tan en yüksek yerlerden kaydı hopladı zıpladı.

Son zamanlarda abi takıntımız başladı. Gittiği yerlerde abi görünce onu taklitler , peşinden ayrılmamalar, hatta "abi bizim evimizi de gelin" diye davetler:)) Tam çıkmak üzereyken bir abinin peşine takıldı bu arada ağız birliği ile bir papağanı hayattından bezdirdiler.

Kaplanların adını öğrenince basbas bağırdı "ELİİFFF, ELİİİFFFF" vallahi kaplan Elifte geldi. Tabiki "POLATTT, POLATTT" diye bağırmalara erkek kaplan çok pas verdi diyemem. Bizimki de çok seslenemedi.

Fil yoktu. 2014 e gelecekmiş. Ama oğlu " eee hadi filler nerede" diye sordu durdu.

Penguenleri besleme saatinde 2 çocuk balık verdi içeri girip. Benimki çok kıskandı hem de nasıl. "BENDEEEE" dedi durdu.

Algıda seçicilik, hep anne hayvanları inceledim. Aşağıdaki resim ve o annenin bebeğini tutuşu beni çok etkiledi. Kuzey Tan da bebeğin meme emdiğini görünce gözleri pörtledi "MEMEEE" dedi. Bir de kangurunun yavrusu kesesinde gezmesi. Kuzey Tan da benim gibi" anne bak bebek" deyip duruyor.

Genel olarak bir kafes başında Kuzey Tan belirledi durma süremizi. Bu da 1 dk yı, bir kaç kafes dışında geçmedi. Tabiki kafes dışında bizim yaptığımız şebekliklerle 5 dk ya çıkardık. İlk başta gerçek bilgilerini okumaya çalışmıştım, Kuzey Tan da kaçtı:))

Şebeklik listesi:
  • Hayvanları seslendirme:)) (bir su samurunun yemek araması seslendirmem var kaçırmayın:))
  • Hayvanların taklitini yapmak. (inanılmaz maymun takliti yaparım, zürafa gibi geviş getiriririm,...)

RESİM 1: Bir anne.Anneler günü kutlu olsun. Hayvanat bahçesindeki annelerinde kutluyorlar mıdır?



RESİM 2: Sadece poz veriyor. Yoksa hiç böyle ilgili değildi bu zarif flamingolara


RESİM 3: Tamam çocuklar için alan yapılmışta. Bu tabelayı kaldırsaydınız. Bu hayvancık bizim yem veremez miyiz:))


RESİMLERR: Korkusuz Conan.









30 Nisan 2012 Pazartesi

KADINLARDA ÇANTA TAKINTISI

Kadınlarda el çantası takıntısı vardır. Caddede gezerken dikkat edin küçük hanımlara el çantalarına yapışmışlar "çıkkıdı çıkkıdı " geziyorlar.

Bu okula giderken kucağında kitaplara yapışarak
Belli zaman sonra belki küçük bir köpeği el çantası gibi dolaştırarak ortaya çıkıyor.

Zaman geçiyor kendine sevgili yapıyor bu seferde el çantası sevgili oluyor. Kimi zaman gerçek el çantasıda sevgiliye veriliyor ve el çantasını el çantası sanılan sevgili taşıyor.

Gün geçiyor evleniyor bu kızlar bu sefer sevgililer sadece koca oluyor. Kocalar el çantası olma görevini ediniyor. Hatta bu el çantası kocaların diğer görevde el çantasının içini doldurmak. Küçük hanımların görevide bu çantayı boşaltıp el çantası kocaya el çantası yanında bir sürü poşet taşıtmak. Koca WC kapısı önünde beklerken, mağzada giyinme kabini önünde beklerken bu çantayı korumak kollamak görevinde dir:))


Gün geçiyor bu küçük hanımlar anne oluyor... Bu seferde el çantası görevi devam eden babanın yanına el çantası bebeler ekleniyor. Bu bebeler annesi tarafından her yere sürükleniyor. Alışveriş merkezi, cadde, kauför, günler,... Çocuk oralara buralara isteği dışında sürükleniyor.

Çocuklar bağırsa çağırsa ağlasa "huysuz bebek" oluyor. Annesi kabinde cicilerini denerken el çantası bebelerin görevi onu uslu uslu bebek arabasında beklemek ...

Alışveriş merkezinde, restaurantta , cafe de annelerinin zevklerine hitap etmek. Açık havada parkta koşturmak varken, çocuk dostu bir restaurantta yemek yemek varken el çantası bebeler annelerinin sürüklemeleri ile yol alıyor.




İki kere düşünmek gerek: O da bir birey , hakları var , istekleri var. Gerçekten Alışveriş yapmak istemiyor ve parkta koşmak istiyordur.

Not: Bu güzel günde alışverimerkezinde zorla alışverişe zorlanan bebeler için yazılmıştır.

Coming Soon: Sırt çantalı anneler.

NELER KONUŞTUK NELER